Okuma, bir alışkanlıktır
Kitabı ödev listesinin bir maddesi yapmam. Her gün sınıfta yüksek sesle okuruz, bitirdiğimiz hikâyeyi konuşuruz. Amaç sayfa saymak değil, çocuğun kitabı kendi isteğiyle eline alması.
Ben Koray Çokol. Sınıf öğretmeniyim ve bu yıl 2. sınıf okutuyorum. Bu sayfayı, sınıfımızda olup bitenleri velilerle paylaşmak, meslektaşlarımla fikir alışverişinde bulunmak ve öğretmenlik üzerine düşündüklerimi bir yerde toplamak için hazırladım.
Öğretmenliğe 2004 yılında, Aksaray'ın Sarıyahşi ilçesindeki Bekdik İlkokulu'nda başladım. O günden bu yana meslekten hiç kopmadım; askerliğimi bile asker öğretmen olarak, Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde sınıfın içinde yaptım.
Aksaray'a döndüm, ardından Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde görev yaptım. Arada üç yıl okul müdürlüğü yaptıktan sonra yeniden sınıfın başına döndüm — bu işin benim için asıl yeri, yöneticinin masası değil sınıfın içi.
2017'den bu yana Adana'da, Emine Nabi Menemencioğlu İlkokulu'nda çalışıyorum ve bu yıl 2. sınıf okutuyorum. Dört ilde, birbirine hiç benzemeyen okullarda çalıştım; kalabalık değişti, imkânlar değişti. Ama işin özü değişmedi: hâlâ her eylülde yeni bir sınıfın kapısını, o ilk günkü heyecanla açıyorum.
Sınıfımda hızlı öğrenen de var, kendi temposunda ilerleyen de. İkisini de aynı tabloda ölçmeye çalışmam. Bir çocuğun bu hafta geçen haftaya göre nerede olduğu, sınıf ortalamasının neresinde durduğundan çok daha fazlasını anlatır.
Öğretmenlik yolculuğumun tamamı
Bunlar duvara asılacak sloganlar değil; günlük ders akışını, oturma düzenini ve veliyle kurduğum iletişimi doğrudan belirleyen ilkeler.
Kitabı ödev listesinin bir maddesi yapmam. Her gün sınıfta yüksek sesle okuruz, bitirdiğimiz hikâyeyi konuşuruz. Amaç sayfa saymak değil, çocuğun kitabı kendi isteğiyle eline alması.
"Anlamadım" diyebilen çocuk, çoktan öğrenmeye başlamıştır. Sınıfımda yanlış cevap gülünecek bir şey değil, üzerine konuşulacak bir başlangıçtır. Merakı korumak, bilgiyi vermekten daha zor.
Bir çocuğun okuldaki gelişimi, evdeki desteğin devamıdır. Bu yüzden veliyle iletişimi karne dönemine sıkıştırmam; sorun büyümeden, küçük notlarla konuşmayı tercih ederim.
Bir konuyu bir kere anlatıp geçmem. Aynı kazanıma iki hafta sonra başka bir kılıkta geri döneriz: oyunla, hikâyeyle, sınıf dışında bir örnekle. Hatırlanmayan bilgi öğrenilmiş sayılmaz.
Sınıf kurallarımız, günlük ders düzenimiz, bu yıl kazandırmayı hedeflediğimiz beceriler ve sınıf içi etkinliklerimiz.
Sınıfı gezEvde okuma alışkanlığı, ödev takibi, ekran süresi ve görüşme saatleri. Sık sorulan soruların yanıtları da burada.
Velilere notlarKöy okulundaki ilk yıllardan bugüne, mesleğin bende bıraktığı kareler.
Fotoğraflara bakVelisi olduğunuz öğrenciyle ilgili bir konu, bir öneri ya da meslektaş olarak paylaşmak istediğiniz bir fikir — hepsine açığım. E-posta en hızlı ulaşabileceğiniz yol.